18 Şubat 2009 Çarşamba
BİR BİLSEN
Hala bir bilsen seni sevmediğimin bir yalan olduğunu.Ben küçücük bir çocuk sevdim kocaman yürekli.Hala seviyorum,sevgim asla olmaz emekli.Bir bilsen hala umutlu olduğumu.Dinmiyorki yağmur,kuvvetli fırtına.Uzaklaştırma nolur getir onu bana.Bir bilsen hala yaşıyorum.Geçti günler sensiz,yaşamak denmez buna.Son nefesim olursun,veririm can kudura kudura.Bir bilsen mutsuzluğumu ,sana kırgınlığımı...Ama nereden bileceksin!!!
DAYANMAK ZOR
karanlık bir odada benim canımı sıkan herzaman yaşadıklarım.Yelkovanın o tık tık sesi,akrebin üzerinden geçerken zamanın bir dakika ileri gitmesi.Sokaktaki köpeğin seni uyutmak istemeyen havlaması.Odanın camına yansıyan bir ışığın gözüne takılması.Kendince kurduğun handikaplı korkuların karanlıkta canlanacakgibi durması.Dönüp durduğun yatağında her yönünde kör bakışların.Yatağında uyurken sanki bir toprağın altındaymışsın hissi.Sabaha yakın ezan sesiyle bir anda doğrulmak.Artık karanlıkta yaşamak aydınlıkta ortaya çıkmaktan daha kolay.Hapsettim kendimi,senin sensizliğinle hükümlüyüm!!
RÜYA
Karanlığa boğduklarında beni,nefesim kesildi.Bulutlara doğru masmavi bir yolculuğa çıktım,içinde tek beyaz olmayan bir maviliğe.Kahkahalı şımarık bir çocuktum,asi bir genç,kırılgan bir duygusaldım.Gözlerimin önünden geçti,kayboldu onca yıl beş dakikada.karanlıkta bir sala düştüm gökten.Asıldıkça küreklere umutsuz bir yolculuğa ilerlediğimi biliyordum.Korkuyordum,üşüyordum,yalnızdım.Her geçendakika nereye gittiğimibilmeksizin asılıyordum küreklere.Uyuduğumu anlamadan uyandım,bir damla gözyaşıyla.Karanlıktı,üşüyordum,yalnızdım.Anladım bir rüyaydı,ölümü yaşadım sandım,ama hala yaşıyordum.Ben yaşama değil ölüme kandım.
11 Şubat 2009 Çarşamba
HER DÜN TIPKI SEN GİBİ
Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklar olur.Yaşlanan bugün bavulunu topluyor ve son vedası ,tıpkı dün gibi köşeye çekilip ağlıyor.Bense yarına penceremde bakma gafletindeyim.Gözlerim dolu ve ellerim tutuklu yüzüme,dudaklarım kilitli,hoşçakal bugün sen de yolcusun,dünlerimde sorgusun ve on sekizlik yorgunsun.Hiddetinle,gidenlerle yarınım kapıda bekliyor ve son veda zamanı.Saçlarında saklı karbeyaz ve gözlerinde hep telaş,panik.Silik resimler ortasında bir küçük çocuktum hep,her geçen dün tıpkı sen gibiydi.Giden o eski dünler ,geçmişin karanlığında anılarımdı,ben sırtlamaz oldum onları,hep selam gönderdim.Geride kalana kanıtım yoktu yarına,yolcularımla ağladım, hiç misafir olmamıştı kimse bunu ben anladım.Sonbaharda katil oldu rüzgarlar,öldü tüm yapraklar,yağmurlar oldu gözyaşım ve rüzgar oldu ruhlar,estiler yavaşça.Sen misali ağlamıştı hen dun usulca.
!!!DÜNDEN OLMA YARINA KALMA TALEBEYİZ!!!
Aynalarda buğulu yüzümü göremez oldum ve iyimserlik mateminde sarı gül tuttum.Hayallarim yok oldu koyduğum yerde yoktu hiçbiri.Tek yalancı bendim elde ve bir yalancı mumdu.doğan güneş solan günümdü,talan sonuydu.Kalan resimde bir vesikalık gülen çocuksu yüzüme bakarak ağladım ,yüzleşirken kendimle hıçkırıklarımla savaşır oldum,ertelendim yarına.Reddedildim,gideni yolcu etti gözlerim ve gelene merhaba dedibu kimsesizliğim.Ortalarda gezinen oldu dilenci ellerim,bu son demiydi son baharın son yaprağında,son gülümsemek ki nefesi son çekişti içime son bahardı.Yüz ağardı gün üzeri bir tebessüm etti,yüz saklı kaldı her düşende.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)